Ana Sayfa Blog Sayfa 5

Hippodrom’daki Euphemia Kilisesi

0

Euphemia’nin rölikleri Khalkedon’daki kiliseden 615-626 yillarindaki Pers saldirilari sirasinda imparator Herakleios tarafindan Hippodrom’un bitisigindeki eski Antiochos Sarayi’nin kiliseye çevrilen kabul salonuna konmus ve kiliseye Euphemia adi verilmistir. Altigen planli yapinin her cephesi yarim daireler yani eksedralarla genisletilmistir. Dogudaki nis apsis olarak kullanilmis ve içine synthronon yerlestirilmistir. Önünde kiboriumlu altar, templon ve soleanin izi bulunmaktadir. Bu izlere göre kilisenin kutsal alaninin restitüsyonu da yapilmistir. Verisi olmamakla birlikte büyük olasilikla kilisenin bir ambonu da bulunmaktaydi (Akyürek 1999: 179-180).

1939 yilinda Hippodrom’un kuzeybatisindaki hapishane binasi yikildiginda üzerinde freskolar olan bazi duvarlar ortaya çikmis; arastirmaci A.M.Schneider yapinin Azize Euphemia Martiriumu oldugunu tesbit etmis ve 1942 yilina kadar kazi çalismalari devam etmistir. Kazi bölgesinin 4-5 m. yüksekliginde moloz ve toprak ile kapli olmasi yapinin en azindan duvarlarinin alt seviyede korunmasini ve planinin anlasilmasini saglamistir. 1948′de Adliye Sarayi insasi sirasinda yapinin bir kismi ne yazik ki yikilmaktan kurtarilamamistir (Akyürek 1999: 180).

Ikonoklast Imparator V.Konstantin döneminde (741-775) kilise ve azizenin rölikleri çesitli saldirilara maruz kalmis, naos cephanelik ve ahir olarak kullanilmistir. Theophanes’in anlattiklarina göre; 765′de Imparator V.Konstantin Euphemia’nin röliklerini tabutuyla birlikte denize atmis, ancak Tanri rölikleri korumus ve tabutun Lemnos adasina gitmesini saglamistir (Akyürek 1999: 180-181).

Ikonoklast dönemden sonra Imparatoriçe Eirene zamaninda Khalkedon piskoposu rüyasinda röliklerin Lemnos adasinda oldugunu ögrenir. Theophanes’in anlattiklarina göre; 22 yil sonra röliklerin geri alinarak Istanbul’a getirilmesi ile kilise yeniden azizenin kült merkezi olur. Kilise onarilip temizlenirken muhtemelen freskolar da yenilenmistir. Rölikler Bizans imparatorlugunun yikilisina kadar burada kalir (Akyürek 1999: 181-182).

Novgorod’lu Anthony

1200 yilinda Istanbul’a gelen Rus haci Novgorod’lu Anthony’den, Euphemia’nin bedeninin sur disindaki bir kilisede muhafaza edildigi, Hippodrom’daki kilisede ise bos tabutunun bulundugu ögrenilmektedir (Akyürek 1999: 182).

1204-1261′de Latin istilasi sirasinda tahrip olan kilise 13.yy. sonlarinda yenilenerek freskolarla bezenmistir ki bu freskolarin bir kismi günümüze ulasmistir. 14.yy.’da Khalkedon Türklerin eline geçince kilise Khalkedon Metropolitligi’nden Istanbul Patrikligi’ne baglanir. 14-15.yy.’da Euphemia kültünün tüm Ortodokslar için önemini hala korudugu Istanbul’u ziyaret eden Rus hacilardan ögrenilmektedir. Yapinin yikilisi hakkinda fazla bilgi yoktur. A.M.Schneider’e göre islevini yitiren yapi 16.yy.da yikilmistir. Ancak muhtemelen fetihten sonra rölikleri Patriklik kilisesi olan ve bugün Fethiye Camii olarak bilinen Pammakaristos kilisesine götürülmüstür. Altin muhafaza içindeki kolu gibi bazi rölikleri bugün Patrikhane’de korunmaktadir (Akyürek 1999: 182).

Günümüze ulasan freskolarda tasvir edilen 14 sahnede azizenin yasam öyküsü izlenebilmektedir:

Bunlar; Euphemia’nin dogumu, Tahtta oturan azizenin karsisindaki bir gruba hitap etmesi, Mahkeme sahnesi ve eziyet edilen Hiristiyanlar, Tekerlek iskencesi, Azizenin firina atilmasina ragmen yanmamasi karsisinda Viktor ve Sosthenes adli askerlerin hiristiyan olmalari, Victor ve Sosthenes’in sehit edilmesi, Azizeye iskence edilmesi, Deniz canavarlarina atilmasi, Azizeye kurulan kurt tuzagi, Kirbaçlanmasi, Azizeyi testere ile kesmeye çalismalari, Aslanlara ve ayilara atilmasi, Euphemia’nin cenazesi ve son olarak Azizenin Khalkedon konsilindeki mucizesi.

Azize Euphemia’nin Theodore Psalter’i ve Simeon Metaphrastes’in Menologyasi’nda da tasviri bulunmaktadir. Bu tasvirlerde bakire bir martir olarak maphorion ve uzun bir tunik giymis olarak görülür. Iki el yazmasinda da arenada vahsi hayvanlarla çevrilmis olarak, Asterios tarafindan tasvir edildigi gibi yakilmasi için hazirlanmis odun yigini içinde çiplak veya basi kesilmis olarak tasvir edilmistir (Kazhdan-Sevcenko 1991: 748).

Read More about Azize Euphemia

Azize Euphemia

0

Baslangiçta Khalkedon ve Konstantinopolis, zaman içinde tüm Dogu kilisesi hatta tüm hiristiyan alemi için önemli bir azize olan Euphemia, 303 yilinda Khalkedon’da (Kadiköy) Romalilarin Tanri Ares adina düzenledikleri pagan bir festivale katilmayi reddettigi için tutuklanmis ve Priskos’un emriyle uzun süren iskencelerden sonra bir rivayete göre 16 Eylül 303′de öldürülmüstür (Kazhdan-Sevcenko 1991: 747). Bazi kaynaklara göre azizeye yapilan iskenceler arasinda; hapsetme, kirbaçlama, çarka baglama, atese atma, agir taslarla eziyet, vahsi hayvanlara atma, sivri sislerle sisleme ve kizgin izgarada yakmaktan söz edilir. Bu iskenceler kuskusuz daha sonraki tarihlerde kült yaratma çabalari ile abartilmistir. Sehitlik günü 16 Eylül olan Euphemia’nin bedeni Khalkedon’da kendi adina yapilan bir kilisedeki tabutun içinde muhafaza edilmis, ancak Tios’lu Konstantinos’tan anlasildigi kadariyla azizenin bedeni hiçbir zaman görüse açik olmamistir.

Ortodokslarin

Khalkedon’un ilk hiristiyanlarindan olan Euphemia, Romalilar’in baskilarina karsi büyük bir direnis göstermis ve yerel hiristiyan cemaate öncülük ederek Khalkedonlularin sevgisini kazanmis ve burada giderek yerel bir kült olusmustur. Euphemia’nin ünü hizla yayilarak yalnizca Ortodokslarin degil, tüm hiristiyan dünyasinin önemli azizelerinden biri olmustur. Azizenin kültünün olusmasinda, kutsal bedeninin gerçeklestirdigine inanilan bir mucizenin rolü büyüktür. Euphemia’nin bedeninden sürekli akan kan, sagaltici etkisiyle mucizeler yaratarak sifa arayan insanlari buraya çekiyordu. Bu olaya 6.yy.da tanik olan tarihçi Evagrius söyle anlatir:

Euphemia’nin mezarinin sol tarafinda küçük kapilari olan bir delik vardir. Ucunda bir sünger olan uzun demir çubuk buradan kutsal kalintilara dogru uzatilip birkaç kez çevrildikten sonra çikartildiginda, süngerin kan ve pihti dolu oldugu görülmektedir”.

Konstantinopolis patrigi Theophylaktos (933-956), bu kan mucizesinin Euphemia’nin sehit edilisinin yildönümlerinde gerçeklestigini belirtir. Azize Euphemia kültünün Imparatorluk çapinda ün kazanmasi ve bir bakima resmileserek Imparatorluk kültü haline gelmesinde, sözü edilen mucizenin yani sira, 451 yilinda Khalkedon’da Euphemia kilisesinde toplanan Konsil’in de büyük payi vardir. Konsil kararlari imzalandiktan sonra Imparator Markianus kutsal sehit Euphemia’nin onuruna Khalkedon’a bagista bulunarak metropolitlik düzeyine yükseltmistir.

Tam olarak ne zaman yapildigi ve yeri bilinmemekle beraber çesitli kaynaklarda 4.yy. sonlarina dogru Khalkedon’da Euphemia adina yapilmis bir kiliseden sözedilir. Tarihçi Evagrios’a göre kilise bazilika tipindedir. Bazilikanin kuzeyine bitisik dairesel planli yapi (rotond), azizenin gümüs tabut içinde röliklerinin saklandigi martyriadir. 451 Khalkedon Konsili’nin toplandigi Euphemia Kilisesi, azizenin mezari üzerine yapilmisti. Bizans sanati arastirmacilarindan C. Mango, kilisenin Khalkedon’dan 1.5 km. uzakta oldugunu ileri sürer. R. Janin’e göreyse bazilika bugünkü Kadiköy, Yeldegirmeni sirtlarindadir ki bu görüs tarihçi Evagrios’un tanimina da uyar.

Amasya’li Asterios kilisenin zengin mozaik ve fresko bezemeye sahip oldugundan; duvarlarda Euphemia’nin sehit edilisini anlatan resimler bulundugundan bahseder. Azizenin yasamindan 4 sahneyi ayrintili bir sekilde anlatir: bu sahneler; Euphemia’nin yargilanmasi, azizenin dislerinin çekilerek iskence edilmesi, hapsedilmesi ve büyük bir atesin ortasinda yakilmasidir. Birinci ve dördüncü sahne daha sonra Hippodrom’da insa edilen Euphemia Kilisesi’nde yeniden tasvir edilmistir. Euphemia için yapilan ilk kilise 7.yy. baslarinda Khalkedon’a saldiran Persler tarafindan yikilmistir. R.Janin Istanbul’da Hagia Euphemia adini tasiyan 5 kiliseden söz eder. Bu da Istanbul’da Azize Euphemia’ya verilen önemin bir göstergesidir (Akyürek 1999: 179).

Read More about Aziz Sergios ve Bakkhos

Çandalar aşireti

0